İnsan faktörü ve iklim değişikliği kumsalları yok ediyor

Kumsalsız sahillerin çok uzak bir gelecekte, deniz seviyelerinin yükseldiği zamanlarda gerçekleşeceğini düşünüyorsanız fena yanılıyorsunuz. İnsan faktörü ve iklim değişikliği kumsalları şu anda yok ediyor.

İklim değişikliği ve insan etkisi kumsalları yok ediyor. Yükselen sular kumsalları erozyona uğratıyor, insanlar bu kumsalları kullandıkça da tahribat hızlanıyor. Bu yüzden de bazı hükümetler zararın artmasını önlemek için kumsalları ziyaretçilere kapatmaya başladı bile.

Henüz geçen hafta, Tayland hükümeti dünyaca ünlü bazı kumsallarını her yıl dört ay kapalı tutacağını açıkladı.

Peki gerekçe ne?

Gerekçe, civardaki resiflerin ve mercan kayalarının milyonlarca ziyaretçinin yaptığı tahribattan arınıp kendilerini toparlamalarının sağlanması. Zira ziyaretçiler olsun, tur tekneleri olsun bu bölgeleri yoğun bir şekilde kirletip fiziksel olarak da zarar veriyor. Okyanuslar ısındıkça da strese giren mercan ekosistemlerinin düzelmesi giderek daha fazla vakit alıyor.

Bu önleme başvuran tek ülke Tayland değil. Birçok Güneydoğu Asya ülkesi de peşi sıra benzer kısıtlama kararları almaya başladı.

Sahillere erişim temel insan hakkı, ya peki doğa?

Bölgeyi sevenler için bu durum sınırlı tatil imkanı demek. Yaz turizmini sevenler olarak sahillere erişimin temel insan hakkınız olduğunu savunabilirsiniz. Ancak insanlar dışında ekosistemin ve diğer canlıların hayatı da devletlerin sorumluluğunda.

Organizmalar, suyun içinde, üstünde veya yanında gelişip ekosistemi oluşturuyorlar. Siz görmüyor ve hatta yemiyor olsanız bile mikroorganizmalardan balık ve deniz canlılarına devasa bir yaşam ağı bu bölgeleri hayatta tutuyor. Sahiller olmadan bu canlıların pekçoğu yuvalarını yitirir ve ekosistem tehlikeye girer.

Eğer deniz kıyısında yaşıyor ve tarlanızı kuyu suyu ile suluyor ve hatta içiyorsanız, kumsalların suyunuzu içilebilir kılan en önemli araçlardan biri olduğunu bilmelisiniz. Kumsallar, denizin tuzlu suyunu yeraltı sularından uzak tutan araçlardan biri.

Bölge turizmi kısa vadede zarar yazacak

Güneydoğu Asya’da alınan bu önlemler aslında ülkelerin ekonomilerine kısa vadede zarar verecek gibi duruyor. Zira onbinlerce kişi bu ülkelerde turizm ile yaşıyor, turizm sayesinde geçiniyor.

Bu bölgeler Türkiye’ye uzak gibi gözükebilir ancak sorun oldukça küresel. Üstelik yokoluş giderek hızlanıyor.

2100 yılına kadar deniz suyu seviyeleri 0.2 ila 2 metre arasında yükselecek. Bu rakam dünyanın ısınma miktarına bağlı. Üst sınır, dünyadaki birçok kumsalın yok olması demek.

İnsan eliyle gerçekleşen küresel tahribatı insan eliyle durdurmazsak kaybettiğimiz yaz tatilimizden çok daha fazlası olacak.

(Kaynak: Futurism, Dijitron.TV)