Son erkek kuzey beyaz gergedan öldü, ancak bilim sayesinde türü için hala umut var!

Orta Afrika’da doğada yaşayabilen tek gergedan türü olan kuzey beyaz gergedanlarının, boynuzları için yasadışı olarak avlanmaları sebebiyle nesli tükenme noktasına gelmişti. Sayıları hızla azalan bu türün son temsilcisi ‘Sudan‘ adındaki 45 yaşındaki fotoğraftaki bu erkekti. Ancak onun da yaşamı önceki gün sona erdi ve geriye sadece iki dişi kaldı. Ancak kuzey beyaz gergedan türünün geleceği için hala umut var. Umut ise, bilim ve teknolojide.

Araştırmacılar, Sudan 1973’te doğduğunda türünden 500 adet hayvanın dünya üzerinde bulunduğunu düşünüyor. 80’lerin ortasına geldiğimizde ise avlanma sonucu sayıları 30’a kadar düştü. 21. yüzyılın başında sayılarındaki ufak düzelmenin ardından nüfusları yine hızla azaldı ve 2007’de 8 tane kaldı. 2015’e geldiğimizde ise Sudan ile kızı Najin ve dişi torunu Fatu kaldı.

Bakıcıları, 2009’da Sudan’ı belki doğal ortamına dönerse çiftleşme isteği gelir diye Çek Cumhuriyeti’nden Kenya’ya taşıdı. Sudan, son günlerinde yaşına bağlı zorluklar yaşamaya başladı, çiftleşme ise Sudan’ın içinden bu sürede hiç geçmedi. Sudan, 19 Mart’ta ağrılarının artması sonrası uyutularak yaşamına son verildi.

Çocuğu ve torunu hayatta, ikisi de dişi

Sudan’ın kızı Najin ve torunu Fatu doğum yapmak için yeterince sağlıklı değiller ve gebe kalmaları mümkün değil. Bu iki hayvan, dünyada türünün son iki üyesi.

Fakat türün devamı için bütün ümitler tükenmiş değil. Araştırmacılar, Sudan’dan ve daha önce yaşamış dört erkek gergedandan ölümlerinden önce spermlerini aldı ve sakladı. Plan, yapay döllenme ile yavru üretmek:

İlk önce araştırmacılar dişi gergedanın yumurtalarından birini donmuş sperm ile birleştirecekler. Ardından döllenmiş yumurtanın bu türe yakın bir akraba türün, güney beyaz gergedanın dişisinin rahmine yerleştirecekler.

Deriden kök hücre üretmek çözüm olabilir

Najin ve Fatu’nun yumurtalarının sayısı sınırlı, dolayısıyla bu işlem işe yaramayabilir. Fakat türü kurtarmak için başka yöntemler de var. Bilim insanları, kuzey beyaz gergedan deri hücrelerini kök hücreye dönüştürebilirler. Bundan sonra bunları yumurtalara yerleştirebilirler. Ardından işlemi yumurtalar tıpkı Najin ve Fatu’dan gelmiş gibi çiftleştirebilirler.

Ancak kalan son iki kuzey beyaz gergedan yakın akraba oldukları için -anne-kız- türün farklılaştırılması da önemli, tabii bu nüfusun yeniden artması sağlandıktan sonraki adım. Kök hücre seçeneği bu amaca yardım edebilir zira bilim insanları ölen gergedanların derilerini kök hücre vasıtasıyla yumurta veya sperme dönüştürebilirler.

Tabii tüm bunlar için devasa bütçelere ihtiyaç var. Her bir nesil için 800 bin dolardan 10 milyon dolara uzanan bir bütçeden bahsediyoruz.

Bu kadar bütçe, boşa mı harcanıyor?

Bazı muhafazakarlar, bu işleme ayrılacak paranın başka işlere ayrılabileceğini savunuyor. Birçok türün her gün yok olduğu zamanlardan geçiyoruz. Neden kuzey beyaz gergedana bir ayrıcalık tanıyalım ki?

Bazı bilim insanları, Dünya’nın biyoçeşitlilik konusunda alt sınırlarının da olduğu görüşünde. Genetik farklılıkların gezegenin değişimle başa çıkmasına yol açtığını savunuyorlar. Çok az tür kalırsa, Dünya bu yeteneğini kaybedebilir. The Guardian’a konuşan Stockholm Resilience Centre’ın Direktörü’ne göre sonunda, biyoçeşitliliğin azalması insanlığın “güvenli varoluş alanı”nı yokedebilir.

Başka bilim insanları ise biyoçeşitlilik sınırının bir saçmalıktan ibaret olduğunu düşünüyor ve türlerin azalmasının yavaş ancak sıradan bir yıkımın parçası olduğu görüşündeler.

Her iki seçenekte de dünyanın sonuna biraz daha yaklaşmış oluyoruz. Fakat kuzey beyaz gergedan gibi ‘karizmatik’ türlerin yeniden biyoçeşitliliğe katılması sağlanırsa bu iki görüşten hangisinin daha doğru olduğunun sonucunu öğrenmek zorunda kalmayız.

(Kaynak: Futurism, TheGuardian, Dijitron.TV)

Etiketler:,