Adaletin geleceğini inşa etmede blockchain, kriptoekonomi ve kolektif zeka
TEKNOLOJİ

Adaletin geleceğini inşa etmede blockchain, kriptoekonomi ve kolektif zeka

15-11-2018

İnsalar her dönem, toplumsal düzen sorununu çözmek zorunda kaldı. Bunun için yönetişim ve yasal sistemler geliştirildi. Bu düzenlemeler, yapıldıkları zamanın inanç sistemleri yapıldılar.

Klasik dönemden kalma Atinalılar, tüm vatandaşların yasama sürecine ve popüler davalarda jüri üyelerine katılma hakkına sahip olduğuna inanıyorlardı. Onlar jürinin rastgele seçilmesi ve sistemin manipülasyonundan kaçınmak için kleroterion adı verilen karmaşık bir sivil teknoloji kullandılar. Ulus devletlerin konsolidasyonu sırasında, 17. ve 18. yüzyıllarda modern adalet sistemleri oluşturuldu.

Bu sistemler uzun yıllar iyi çalışmış, endüstriyel kalkınma ve ekonomik refah için hukukun üstünlüğünü sağladı. Fakat 21. yüzyılın başlarında, karmaşıklık başladı. İnternetin gelişi ve küresel, dijital, gerçek zamanlı bir ekonominin yaratılması, yasal sistemlerde çatlaklar göstermeye başladı.

Günümüzün küresel ekonomisinde, yetki sınırları boyunca çevrimiçi olarak artan sayıda işlem gerçekleştirilmektedir. Farklı ülkelerden müşteriler, yazılım ve diğer hizmetler oluşturmak için dünyanın her yerinden çalışanları işe alıyor. Farklı ülkelerden yatırımcılar, her yerden kitle fonlaması kampanyalarına katılıyor. Digital Justice (2017) adlı kitabında, uzmanlar Ethan Katsh ve Orna Rabinovich-Einy, anlaşmazlıkların çevrimiçi işlemlerin yüzde 3 ila 5'inde olduğunu ve yalnızca 2015'te yedi yüz milyonun üzerinde olduğunu tahmin ediyorlar.

Mevcut uyuşmazlık çözümü teknolojileri, çevrimiçi gerçek zamanlı bir dünya için çok yavaş, çok pahalı ve güvenilmezdir. Çevrimiçi uyuşmazlık çözümü (ODR) gibi alternatif yöntemler bile bu problemi çözmeyi başaramadı. ODR, bu yeni tür anlaşmazlıklara çözüm getirme sözü verdi. Ancak sonuçta, bir inovasyon getirmeden, mevcut mahkeme prosedürlerini kolaylaştırdı.

Arabalar, daha hızlı atlar değil

Henry Ford, insanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı at yapılmasını isterlerdi diyor.

Son on yılda, Wikipedia gibi bir ansiklopedi, Uber gibi bir ulaşım sistemi, Yelp gibi bir restoran derecelendirme sistemi ve Airbnb gibi bir otel sistemi oluşturmak için kolektif zekanın nasıl kullanılabileceğine şahit olduk. Bu şirketler, kitle kaynaklarının değer yaratmasıyla yenilik getirdi.

Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin’in (ve temeldeki blok zincirleme teknolojisinin) icadı, işbirlikçi ekonominin yükselişinde bir sonraki adım olarak görülebilir. Bitcoin Ağı, doğru teşvikleri göz önünde bulundurarak, anonim kullanıcıların dağıtılmış defter oluşturma ve güncelleme konusunda işbirliği yapabileceklerini kanıtladı. İnternet çağına özgü, doğal olarak evrensel ve yerli bir sistem.

Kriptoekonomi, güvenli dağıtılmış sistemler oluşturmak için kriptografi, bilgisayar bilimi ve oyun teorisinden yararlanan yeni bir çalışma alanıdır. Açık dağıtılmış defterlerin teşvik sisteminin altında yatan bilimdir. Fakat potansiyeli kripto para birimlerinin ötesine geçiyor.

Kleros, kriptoekonomiye dayanan bir uyuşmazlık çözümü sistemidir. 2005 yılında Nobel Ödülü'nü kazanan oyun teorisyeni Thomas Schelling tarafından geliştirilen “odak noktaları” temelli bir teşvik sistemi kullanmaktadır. Akıllıca bir mekanizma tasarımı kullanarak, rasgele seçilmiş kullanıcılar için bir dizi teşvik üretmeyi amaçlamaktadır. Farklı türdeki anlaşmazlıkları hızlı, hesaplı ve güvenli bir şekilde belirleyebilir.

Kleros, hükümetler veya geleneksel tahkim sistemleriyle rekabet etmek istemiyor, ancak küresel dijital ekonominin, mevcut yöntemlerin yetersiz kaldığı birçok anlaşmazlığı çözmek için çoğunluğun bilgisinden yararlanan yeni bir yöntem sunuyor: e-ticaret, kitle fonlaması ve birçok türde küçük alacak haklarının ilk uygulayıcıları arasındadır.

 

Kaynak: https://blogs.thomsonreuters.com/legal-uk/2018/10/19/the-role-of-blockchain-cryptoeconomics-and-collective-intelligence-in-building-the-future-of-justice/

Yorumlar