Türkiye'nin ilk Blockchain raporu
TEKNOLOJİ

Türkiye'nin ilk Blockchain raporu

07-01-2019

Deloitte tarafından 2016 yılından bu yana gerçekleştirilen küresel anketlerden ve bu sene Türkiye’de ilki gerçekleştirilen Blokzincir anketi Blokzincir teknolojisinin sadece kripto para ekseni üzerinde ilerlemediğini bir kez daha gösterdi.

Günümüzde hem akademik hem de iş çevrelerinde Blokzincir teknolojisi ve kullanım alanlarına ilişkin çalışmalar geçmiş dönemlere göre çok daha hızlı ve odaklı ilerlemekte; bu durum Blokzincir teknolojisinin farklı alanlar ve sektörlerde adaptasyonunun hızlanacağına işaret etmektedir.

Blokzincir teknolojisine Türkiye ekseninde bakıldığında bu kavram ile ilgili olarak belirli bir farkındalığın bulunduğu ancak bu teknolojiyle ilgili derin bilgi birikimine sahip olma bakımından gelişime açık noktalar olduğu görülmekte. Özellikle son dönemde bu açığı kapatmaya yönelik olarak büyük ve küçük ölçekli şirketlerin, kâr amacı gütmeyen kuruluşların ve akademik çevrelerin bir ekosistem yaratarak bilgi alışverişini hızlandırmaya ve daha çok kişiye ulaşmaya yönelik çalışmaları ön plana çıkmaktadır. Kurulan ve kurulması planlanan bu ekosistemler ile Türkiye’nin küresel Blokzincir yolculuğuna insan kaynağı ve bilgi birimi ile katma değer yaratacağı düşünülmektedir. Blokzincir teknolojisinin ortaya çıkışı daha geçmiş dönemlere dayansa da özellikle kripto para borsalarındaki boğa piyasaları döneminde bu teknolojiye ilginin arttığı ve bireysel yatırımcıların da dikkatini çektiği görülmüştür. Yaşanan bu yoğun ilgiye rağmen Blokzincir teknolojisinin fiili uygulamalarının hayata geçmesi henüz öngörülen seviyelere ulaşmamıştır. Bu durumun temel sebepleri arasında hem Türkiye’de hem de küresel pazarlarda Blokzincir teknolojisi önündeki engeller ve belirsizlikler yer almaktadır.

Blokzincir teknolojisinin uygulama alanları ile ilgili olarak küresel anlamda kabul görmüş standartların oluşmaması teknolojinin uygulanması önünde önemli bir engel olarak görülmektedir. Regülasyon çerçevesinin henüz belirlenmemiş olması ve uygulamada çıkabilecek operasyonel belirsizlikler ile finansal riskler, şirketlerin bu alandaki yatırım iştahlarını azaltmaktadır. Bu noktada belirsizliklerin giderilmesi konusunda çalışmaların hızlandırılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra her yeni teknolojinin daha fazla araştırma ve uygulama ile gelişebileceği ve yeni değerler yaratabileceğine dikkat edilmesi gerekmektedir. Şirketler beşeri ve finansal kaynaklarını bu alana yönlendirdikçe Blokzincir uygulamalarının operasyonel ve finansal açılardan etkilerini, sağlanabilecek tasarrufları ve yaratılabilecek rekabet avantajını daha net şekilde görebileceklerdir.

Şirketlerin belirli ekosistemlerde aktif rol alması ve konsorsiyumlara katılması bu süreci hızlandıracaktır. Blokzincir teknolojisi, birden fazla tema ve yeteneği tek bir çözümde birleştirmeye imkan sağlamaktadır. Böylece mevcut kabul görmüş iş süreçlerini daha sade, şeffaf ve verimli hale getirmek, hatta mevcut teknolojilerle uygulanması mümkün olmayan iş modellerini hayata geçirmek mümkün olmaktadır. Bu sayede iş sonuçlarını bir adım öteye taşıyarak yeni değer alanları yaratılabilecektir.

Sonuç olarak Blokzincir konusunda yapabilecek en kritik hatanın, hiçbir şey yapmamak olduğu söylenebilir. Öngörülebilir bir iş alanı ve somut
uygulama örnekleri olmadan bile, şirketler Blokzincir konusunda çeşitli girişimlerde bulunarak konuya ilgilerini sürdürmeli ve ortaya çıkabilecek fırsatları yakalamaya hazır olmalıdır.

Kaynak: virastratejik

Yorumlar