Yapay zekadan korkmak için sebep mi arıyoruz?
TEKNOLOJİ

Yapay zekadan korkmak için sebep mi arıyoruz?

09-02-2019

Birçok bilim insanı yapay zekanın gücüne büyük bir korkuyla yaklaşıyor. Korkunun ne denli gerçekleri yansıttığı bir kenarda dursun, birçok kaynak yapay zekanın bu kadar da korkutucu bir materyal olmadığını ortaya koyuyor. Daha doğrusu yapay zeka insanlık için ilk kontrolsüz güç tehdidi değil ve son da olmayacak.

Elon Musk, Stephen Hawking ve daha onlarcası!

Birçok büyük ismin yapay zekayı tehlike olarak gördüğünü biliyoruz. Elbette kötü neticelere sonuç doğurabilecek bir güç olan yapay zeka, unutulmamalıdır ki halen bizlerin kontrolünde. 1950’li yılların panzehri olmayan bir biyolojik virüsü, şimdinin yapay zekası ile çok büyük benzerlik gösteriyor.

Yapay zekanın gelecekte bize verebileceği zararlar, yine insanların kodladığı bir yazılım deryasından ortaya çıkacak. Böylesi bir plan için çok başlı bir otorite hiç kimse tarafından tercih edilmez ancak günümüz insanoğlu bunu başaramıyor. Yapay zekayı sadece büyük bilgisayarlar mı sanıyorsunuz?

Şu anda milyarlarca cep telefonu ve smart cihaz Dünya’nın dört bir yanında, yine milyarlarca insan tarafından kullanılıyor ve yönetiliyor. Her biri farklı amaçlara, görevlere ve kudretlere bağlı kalınarak üretilmiş minik yapay zekalar zaten devamlı içimizde. Onlar bizi değil, biz onları menfaatlerimiz doğrultusunda kullanıyoruz.

Yapay zeka hiç şüphesiz insanlara kontrolsüz bir güç sağlıyor. Kontrolsüz bilgi edinme olanağı, bilgi paylaşma olanağı ve kişisel gelişim olanağı bunların en korkutucu olanları. Bilgileri de dijital platformlara bizlerin aktardığı göz önüne getirilirse, yapay zekanın bize gelişim sürecinde yardımcı olması pek de sorun teşkil etmiyor.

Yapay zeka tarafından yetiştirilen ve insani duyguları belli kalıplara göre şekillendirilen insanlar şu anda aramızda yaşıyor. 2011 yılında Steven Pinker tarafından yapılan bir açıklamada, insanların şiddet eğiliminin düştüğü ve suçların geçmişe göre azaldığı paylaşılmıştır. Buna rağmen şiddetin arttığı izlenimi hemen her insanda mevcut bir bilgi haline geldi. Bunun mühendisi ise aslına bakılırsa yapay zekanın getirileri diyebiliriz. Sadece algıyla ilerleyen, düşünmeyen ve yönetilen bir neslin ilerleyişini izliyoruz.

Stephen Hawking ve aynı görüşte olan bilim adamlarının belirttiği insan beynini geride bırakan yapay zeka için henüz 10 yıllık bir süremiz olduğu varsayılıyor. Bu süre 2029 civarlarında sonlanırsa, o güne kadar neler yaptığımız bizlerin akıbetini belirleyecek. Bilişsel hükümet, yapay zeka geliştiricilerinin etik kurallara uyumu ve yasal yaptırımlar tüm bu yapılabilecek etkenleri kapsıyor.

Çeşitli kaynaklardan fikir alarak hazırladığımız bu yazıda tam olarak şunu söylemek istiyoruz; her şey bizlerin elinde. Yapay zekayla ileride kanlı savaşlar yapmak istemiyorsak, bu durumda sosyal platformlara odaklanmamız gerekir. Bilişim üzerine geliştirmeler yapan kişilerin kontrol altında tutulması gerek ve bilişsel hükümet kavramının tam olarak uygulanılabilir hale getirilmesi gerek. Tüm bunlar etik kurallar çerçevesinde uygulandığında, emin olun yapay zekanın birçok insanı korkutan yüzünden de kaçınmış olacağız.

Yorumlar